· ·

Edebiyat » Masal

Yükleniyor...

Masalın Tanımı

MASAL

Olağanüstü öğe, kahraman ve olaylara yer veren yaşanmamış öykülerdir. Masal terimi öncelikle, Külkedisi, Çizmeli Kedi gibi sözlü geleneğin ürünleri olan halk öykülerini kapsar. Ama sözlü gelenekle ilişkisi olmayan edebi yönü ağır basan bazı eserler de bu türün içinde yer alır. Halk masalları 4 temel grupta toplanır: Hayvan masalları, olağanüstü ve gerçekçi masallar, güldürücü öyküler, zincirlemeli masallar.

Hayvan masalları genellikle kısa masallardır. La fontaine masalları bu türün en güzel örnekleridir. Şeyhi’nin Har-name adlı eseri de Divan edebiyatındaki hayvan masalları türüne örnek gösterilebilir.

Olağanüstü masallarda, olağan varlıkların yanı sıra cin, peri, dev, ejderha gibi olağanüstü varlıklara da yer verilir. Gerçekçi masalların başlıca kahramanları ise padişahlar, vezirler, prens ve prensesler, zenginler, hırsızlar ya da haydutlar gibi gerçek hayattaki kişilerdir.

Güldürücü masallar okuyan ve dinleyeni eğlendirmeyi amaçlayan masallardır.

Zincirleme masallarda sıkı bir mantık bağıyla birbirine bağlanan, küçük ve önemsiz bir dizi olay art arda sıralanır.

Masal Özellikleri

  1. Olağanüstü konular vardır.
  2. Kahramanlar olağanüstü özelliklere sahip olabilir.
  3. Yer ve zaman belirsizdir.
  4. Masallarda bir öğüt (ders) çıkarılabilir.
  5. Masallarda kalıplaşmış bir tekerleme ile başlar.
  6. Masallarda olağanüstü varlıklar (cin, peri, melek) bulunabilir.
  7. Masallar kalıplaşmış tekerlemelerle biter.

MASAL NEDİR? MASALLARIN ÖZELLİKLERİ

Yaratıcısı bilinmeyen ve ağızdan ağıza sürüp gelen, olağanüstü, düş ürünü olaylarla örülü anlatı türü.

Masallar, olağanüstü olabildikleri gibi gerçekçi de olabilir, yani gerçek kişilere, gerçek olaylara dayandıkları izlenimini veren masallar da vardır. Ama her iki masal çeşidinde de düş ürünü, uydurma oluş, ana niteliktir. Bu ise biçimde, anlatımda belirginleşir. Sözgelimi, destancının tersine masalcı, dinleyenleri anlatılanlara inandırmak savında değildir. Ne de hikâyeci gibi anlatılanlara gerçek süsü vermek ister. Daha masalın başındaki tekerlemeyle dinleyici masala hazırlanır. Olayın uydurmalığına dikkati çekilir. Anlatımsa kısa ve yoğundur. Olaylar önemlerine göre sıralanarak aktarılır ve miş'li geçmiş, şimdiki zaman ya da geniş zamanın rivayeti kullanılır. Masallar, konularına göre şu ana çeşitlere ayrılır:

  1. Hayvan masalları;
  2. Asıl masallar, olağanüstü masallar, gerçekçi masallar;
  3. Güldürücü öyküler, nükteli fıkralar, yalanlamalar;
  4. Zincirlemeli masallar.

Kahramanları hayvanlardan seçilen ve daha çok öğretici nitelik taşıyan hayvan masalları kısa olur, başlama tekerlemeleri de yoktur. Olağanüstü masalların kahramanları da insanlarla cinler, periler, devler gibi doğa dışı varlıklardır. Gerçekçi masallarda bu kişiler pek değişmez. Ama temel konu halk arasında seçilmiş tiplerin serüvenleridir. Güldürücü masallar ise fıkra deyimiyle nitelenir. Yalanlamalı masalların ana niteliği yalana dayanmalarıdır. Zincirlemeli masallar da kuruluşlarındaki özellikle ötekilerden ayrılır. Küçük, önemsiz olayların birbiri ardına bağlanmasıyla oluşturulmuşlardır. Bağlantı ögesinin (masal kişileri ya da olaylar) sayısı ölçüsünde masal uzar gider. Masallar sözlü halk edebiyatı türleri içinde ülkeden ülkeye, çağdan çağa en çok yayılan ürünlerdir. Bu bakımdan masalların çoğu konuları ve anlatımları açısından dilleri ve kültürleri farklı uluslar arasında ortaktır.

Masal nedir?

“Hayal dünyamızı süsleyen, bizi gerçek hayattan alarak, rüyalar alemine götüren dertlerimizi, sıkıntılarımızı bir an da olsa unutturan masalların mazisi oldukça eskidir. Masal derlemelerimiz sırasında, hangi kaynak şahsımıza, ‘Bu masalı kimden dinledin’ diye sorduysak, hepsi de ‘büyüklerimizden, annemden, babamdan, dedemden, ninemden’ gibi cevaplar vermiştir.

Eğer büyükler/anneler/babalar … hayatta olsaydı herhalde onlar da aynı cevapları verecekti ve bu durum bir zincirleme şeklinde, bilemediğimiz bir zamana doğru uzayıp gidecektir.

İşte, geçmişi çok eskilere dayanan masallarla ilgili olarak başta sözlükler olmak üzere Türk ve yabancı araştırıcılar, değişik tarifler yapmaktadır. Saim Sakaoğlu, Gümüşhane Masalları Metin Toplama ve Tahlil adlı eserinde, o zamana kadar yapılan en önemli masal tariflerini verdikten sonra, kendisi de, ‘Kahramanlarından bazıları hayvanlar ve tabiatüstü varlıklar olan, olayları masal ülkesinde cereyan eden, hayal mahsulü olduğu halde, dinleyicileri inandırabilen bir sözlü anlatım türüdür’ der.1

Pertev Naili Boratav ise masalı şu şekilde tarif etmektedir: ‘Nesirle söylenmiş, dinlik ve büyülük inanışlarından ve törelerden bağımsız, tamamıyla hayal ürünü, gerçekle ilgisiz ve anlattıklarına inandırmak iddiası olmayan kısa bir anlatı’.2

Şükrü Elçin de Halk Edebiyatına Giriş adlı eserinde, masallardan bahsederken, ‘… İşte, böyle bir zaman içinde, köklü geleneğe bağlı, kolektif karakter taşıyan, ‘hayali-gerçek’, ‘mücerret (soyut b.n.)-müşahhas (teşhis edilmiş, tanınmış b.n.)’, ‘maddi-manevi’ birtakım konu, macera, vak’a, problem, motif ve unsurlar, nesir diliyle, vakit geçirmek, insanları eğlendirirken terbiye etmek düşüncesinden hareketle, hususi bir üslupla anlatılır veya yazılır’ der.3

Yine masal konusu üzerinde çalışmış olan bilge Seyidoğlu ise, Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi için hazırlamış olduğu ‘masal’ maddesinde şöyle der: ‘Masal kelimesi ile halk arasında, yüzyıllardan beri anlatılmakta olan ve içinde olağanüstü kişilerin, olağanüstü olayların bulunduğu, ‘bir varmış, bir yokmuş’ gibi klişe bir anlatımla başlayan, belli bir uzunluğu olan, sonunda, ‘yedi, içti, muratlarına erdiler’ yahut ‘onlar erdi muratlarına, biz çıkalım kerevetine, gökten üç elma düştü biri anlatana, biri dinleyene, biri de bana’ gibi belirli sözlerle sona eren, zaman ve yer kavramlarıyla kayıtlı olmayan, bir sözlü anlatım türü kastedilmektedir’.4

Taşeli Platosu Masallarında Motif ve Tip Araştırması adlı bir doktora tezi hazırlayan Ali Berat Alptekin de, çalışmasının önsözünde, masalı şöyle tarif eder: ‘Masal, nesirle söylenmiş ve dinleyicileri inandırmak gibi bir iddiası olmayan, tamamı ile hayal ürünü olan mensur bir türdür’.5

Hiç şüphesiz, yukarıdaki tariflerin hepsinde doğru olan taraflar olduğu gibi eksik kalan yönler de vardır. Biz, bu açıklamaları da göz önüne alarak, masalları şu şekilde tarif etmeyi uygun bulduk: ‘Genellikle özel kişiler tarafından, kendisine mahsus (olağanüstü) zaman, mekan ve şahıs kadrosu içinde, yaşanılan hayatla hayal edilen hayatın sistemli bir şekilde ifade edildiği, klişe sözlerle başlayıp, yine klişe sözlerle biten hayal ürünü sözlü anlatım türüdür’ ”.

« Geri